Son Görev

Bu blogu açarken sizinle bir çok şey paylaşacağımı söylemiştim. İlk olarak acı bir olay oldu ne yazık ki ama hayatın kanunu bu yaşananlar.

Bu gün okuduğum bölümdeki bir hocamızı toprağa verdik. Uzun zamandır tedavi görüyordu. Tedavi gördüğü hastalığın en ağır ve en hafif hallerini yakınların da görmüş ve hepsini kaybetmiş biri olarak belki beni cok daha farklı etkiliyor bilemiyorum.   Bu gün hocamızı definettik. 


Benim mezarlık fobim olduğu için özellikle tüm cenazelere gitmeye çalışıyorum. Duyar duymaz da erkek arkadaşımı arayip gidip gidemeyecegimizi sordum. Tek başıma gidemezdim çünkü mezarlık şehrin baya dışında o da tamam gidelim deyince bir yandan çok mutlu oldum (fobi karşı hareket edeceğim için ) bir yandan da çok endiselendim. Bu fobimin oluşması da 2 ay içinde benim için gerçekten babanne ve hala olmanın yanın da anne ve arkadaş olan iki insanı kaybetmem oldu. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen mezarlığa gidince elim ayağım bosaliyor. Bayram da babannemin yanına gittiğim de sonra da acile ugruyorduk nerdeyse. Ama siz siz olun bu fobilerin üzerine gidin. Gidin ki onlardan kurtulun. Ben babannem ve halamdan sonra aldığım ölüm haberinde nerdeyse bende ölüyordum. Annelerden ayrıydım ve birden onları da kaybetme korkusu yaşadım. Hatta cenaze için şehir dışından gelmelerini hiç istemedim. Ve tüm gün ağlama krizleri geçirdim. Tüm bunlara rağmen bu gün cenazeye gittim hemde tek başıma yanımda sadece erkek arkadaşım vardı ki o da zaman zaman yanımdan ayrılmak zorunda kaldı cenaze ritüellerini bilirsiniz. Erkek arkadaşım beni eve bıraktıktan sonra fark ettim ki ellerim çok ağrıyor. Bu durumu da erkek arkadaşımın ara sıra sorduğu iyi misin ve birsey mi oldu soruları ile birlikte düşününce onun elini çok sıktığımı fark ettim. Bilinçaltımda onu da kaybetme korkusu yaşamışım meğer. Erkek arkadaşım da söyledi sonra elimi çok sıkıyordun diye. Baksanıza ben yeniyorum derken bilinçaltımda hala var ama en azından artık fiziksel tepkiler vermiyorum. Ben bu gün fobim açısından çok mutlu olurken hocamı kaybettiğim içinde bir o kadar üzgünüm..

Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi Hayriye AKIL 
MEKANIN CENNET OLSUN....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Blog Yazım

Yaşlı İnsanlar ile Muhabbet Önemli!